8 Şubat 2008 Cuma

İnternet üzerinden müzik satışı % 40 arttı

İnternet üzerinden müzik satışı % 40 arttı

İnternet üzerinden müzik parçası satışı, geçen yıl dünya genelinde yüzde 40 oranında arttı.
Uluslararası Fonografik Sanayi Federasyonu (IFPI) tarafından yayımlanan yıllık rapora göre, geçen yıl internet üzerinden müzik parçası satışından yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde edildiği, 2006’da bu gelirin 2,1 milyar dolar olduğu kaydedildi.

Merkezi Londra’da bulunan IFPI’nın raporunda, müzik endüstrisini yerle bir eden dijital devrimin ardından plak şirketlerinin de bu dijital dağıtım modeline uyum sağladıkları belirtildi.

2003’te internetteki yasal şarkı indirme sitelerinin sayısının yaklaşık 30 olduğu ve 2007’de bu sitelerin sayısının 500’ü geçtiği kaydedilen raporda, şu an yasal yollarla internetten indirilebilecek müzik parçası sayısının 2003’te 1 milyon olduğu, 2007’de ise 6 milyona çıktığı ifade edildi.

Korsanlığa karşı mücadelesiyle bilinen IFPI, tüm ülkelerin hükümetlerine internet üzerinden yasa dışı yollarla müzik parçaları indirilmesiyle mücadele etme çağrısında bulundu.


Dünyanın ruh hali internette

Dünyanın ruh hali internette

“We Feel Fine” internet sitesi, internet üzerindeki bütün blogları tarayarak duygu avcılığı yaparken, duyguları da sınıflandırıyor.

Bloglar, yazarın yaşı, cinsiyeti, coğrafi konumu gibi büyük ölçüde standart şekillerde oluştuğu için, genellikle bu cümleyle seçilebiliyor ve saklanabiliyor, Aynı zamanda, cümlenin yazıldığı zamandaki yerel hava koşulları da saklanabiliyor.

Blogların içindeki “neşeli, üzüntülü, kızgın, kırgın” gibi sözcüklerin geçtiği cümleler seçilerek, yaş, cinsiyet, kent, ülke ve hava durumuna göre de sınıflandırılıyor.

Bu partiküllerin “renk, büyüklük, şekil, donukluk” özellikleri, içindeki duyguyu işaret ediyor ve kliklenen her partikül, içerdiği fotoğraf veya bütün cümleyi gösteriyor.

Her gün 15-20 bin yeni duygu ifadesinin eklendiği sitede, birkaç milyon duygu ifadelik bir veri tabanı oluşturuluyor.

Duygular, bir dizi arayüzü kullanarak, “Avrupalılar, Amerikalılardan daha sık mı üzgün hissediyor?”, “Kadınlar erkeklerden daha sık mı şişman hissediyor?”, “Yağmurlu hava, nasıl hissettiğimizi etkiliyor mu?”, “20’li yaşlardaki kadın New Yorkluların en belirleyici duyguları nelerdir?”, “Bağdat’ta insanlar şu anda ne hissediyor?”, “Sevgililer Gününde insanlar ne hissediyordu?”, “Dünyadaki en mutlu şehirler hangileri?” gibi sorularla bir takım demografik dilimlerle taranabiliyor ve sınıflandırılabiliyor.

“Duygu avcılığı”nı kent bazında yaparak, kim, nerede hangi duyguyu yaşıyor fikir edinmek de mümkün olabiliyor.


Web adresin tek harfi için 1 milyon dolar

Web adresin tek harfi için 1 milyon dolar

İngiliz şirketi bir Alman seyahat şirketinden “cruises.co.uk” alan adresini tam 560 bin sterline (1,1 milyon dolar) satın aldı. Aslında İngiliz şirketinin “cruise.co.uk” adlı başka bir adresi vardı. Dolayısıyla kendi adresinin sonuna sadece “s” harfi ekleyebilmek için tam 1,1 milyon dolar ödemiş oldu.

İngiliz şirketin sözcüsü Seamus Conlon, internetteki en büyük arama motoru Google.com’da yapılan aramalarda cruises.com’un hep birinci, cruise.com’un ise ikinci geldiğini belirtti.

Conlon, “birinci sıraya yerleşmek ve büyüyen okyanus gemi gezileri işinden aslan payını kapmak için yeni adresi almak gerekli bir adımdı” dedi.

Şu anda internetteki en pahalı adres, 2005’te 12 milyon dolara satılan sex.com, ikinci en pahalı adresse geçen yıl 9,5 milyona satılan porn.com.

Bilgisayar bağımlılığı alarm veriyor

Bilgisayar bağımlılığı alarm veriyor

Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesinin Ankara’daki internet kafelerde yaptığı araştırma, dünyada da giderek artan bilgisayar bağımlılığı tehlikesinin Türkiye’nin de kapısına dayandığını ortaya koydu.

Araştırma sonuçlarına göre, 15 yaşından küçükler günde 1-5 saat, 16-19 yaş grubu 1-7 saat, 20-24 yaş grubu 1-10 saat, 24 yaşından büyük olanlar ise 30 dakika-15 saat arasında bilgisayar karşısında vakit geçiriyor.

İnternet kafelerin, tüm yaş gruplarında oyun ve sohbet amaçlı kullanıldığını gösteren alan araştırması, Türkiye’de internet kafelerin erkek egemen alanlar olduğunu da tespit etti.

Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Mutlu Binark ve Günseli Bayraktutan Sütçü tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen “’Ankara Mikroölçeğinde İnternet Kafeler Kullanım Biçimleri” başlıklı araştırma, Ankara’daki 38 internet kafede, 10 yaşından başlayarak 24 yaş ve üstüne kadar toplam 206 kişiyle odak grup görüşme tekniği kullanılarak yapıldı.

Ankara’daki internet kafelerde bilgisayar karşısında geçirilen toplam süre, 16-24 yaş grubu için 1-10 saat arasında değişiyor. Araştırmaya göre, 15 yaşından küçükler için özellikle ebeveyn denetimi nedeniyle bilgisayar başında geçirilen süre, görece daha da azalıyor. 24 yaş ve üstü yaş gruplarında ise internet kafede harcanacak boş zamanın sınırlı olması nedeniyle bilgisayar başında daha az zaman geçiriliyor. İnternet kafede geçirilen zaman, çevrim içi ya da çevrim dışı arkadaşlarla birlikte olunduğunda artıyor. Alan araştırmasına göre, 15 yaşından küçükler günde 1-5 saat, 16-19 yaş grubu 1-7 saat, 20-24 yaş arasındakiler 1-10 saat, 24 yaşından büyük olanlar ise 30 dakika-15 saat arasında bilgisayar karşısında zaman geçiriyor.

Bilgisayar karşısında geçirilen süre ise bilgisayar sahipliği ve internet kafede harcamayı yapabilmek için yeterli ekonomik sermayeye sahip olmaya bağlı olarak da değişebiliyor.

SOHBET VE OYUN AMAÇLI KULLANILIYOR
İnternet kafelerde bilgisayar, 10-15 yaş grubu arasında sohbet, oyun ve ödev amaçlı; 16-19 yaş grubu arasında sohbet ve oyun amaçlı; 20-24 yaş grubu arasında ve 24 yaşın üzerinde e-posta, oyun, sohbet amaçlı kullanılıyor.

Araştırmada, oyun ve sohbet amaçlı internet kullanımının, tüm yaş gruplarında temel ortak etkinlik olduğu ortaya çıktı.

Araştırmaya göre, özellikle çocuklar internet kafelerde çoğunlukla dijital oyunları oynamak için bulunuyor.

ARAMA MOTORLARI ÇOK KULLANILIYOR
Araştırmaya göre, internet kafe kullanıcıları en çok “google.com”, “yonja.com”, “msn.com”, “youtube.com”, “hotmail.com”, “ogame.com”, “pcoyun.com” gibi siteleri ziyaret ediyor. Bu web sitelerinin sohbet amaçlı ve bilgisayar oyunlarına erişim olanağı tanıması nedeniyle katılımcılar, doğrudan bilgisayar oyunları oynamasa veya sohbet hizmetinden yararlanmasa dahi, dolaylı olarak kullandığı web sitesi üzerinden de bu etkinlikleri gerçekleştirebiliyor.

Araştırmada, internet kafelerde, çocuk kullanıcı nüfusunun, kullanıcının sosyoekonomik gelir düzeyi yükseldikçe azaldığı da dikkat çekici bir unsur olarak yer alıyor.

Düşük sosyoekonomik gelire sahip ailelerin yaşadığı semtlerdeki internet kafelere gelen çocukların büyük çoğunluğunun evlerinde kendilerine ait bilgisayarının olmadığı, olsa bile internete erişim olanağının olmadığı saptanan araştırmada, şu bilgilere yer veriliyor:
“İnternet kafelerde hizmet veren bilgisayarlardaki internet bağlantısı eve göre daha hızlıdır ve makinelere yüklü yazılımlar daha yeni ve çeşitlidir. Dolayısıyla tüm bu özellikler, ev yerine internet kafelerin kullanımını teşvik etmektedir. Alan araştırmasında kimi kullanıcılar evlerinde internet bağlantısı olmasına rağmen, dev plazma ekranlarda elde edilen daha iyi ses ve görüntü kalitesinde bilgisayar oyunu oynayabilmek için internet kafeleri tercih ettiklerini belirtmişlerdir.”

KAMUSAL MEKAN İŞLEVİ
Bazı iletişim araçlarının bireyleri yalnızlaştırdığı ile ilgili bilgilere de yer verilen araştırmada, internet kafelerin “kamusal mekan” işlevine de dikkat çekiliyor. Buna göre, kent merkezinin dışında yer alan internet kafeler, gençler için bir çeşit buluşma mekanı olarak da hizmet veriyor.

Özellikle liseli genç erkekler için okulun dışında alternatif birlikte olma mekanlarının başında internet kafeler geliyor.

Araştırma sonuçlarına göre, her sosyoekonomik gelir düzeyinde ebeveynler internet kafe sahipleriyle veya mekanla bir çeşit ilişki içinde bulunuyor. Böylece, çocukların ve gençlerin yeni medya kullanım biçimlerinin bir şekilde geleneksel aile denetimine, özellikle de baba otoritesinin yeniden inşasına uyumlandırıldığı ortaya çıkıyor.

ERKEK EGEMEN
Araştırma, her yaş ve eğitim düzeyinde kadın kullanıcı sayısının görüşme yapılan tüm internet kafelerde çok az olduğu ile ilgili bir diğer bulguyu da ortaya koyuyor. Ankara’da gerçekleştirilen alan çalışmasının 206 katılımcısından sadece 26’sının kadın olduğu tespit edildi.

Araştırmanın sonuç raporunda, bu niceliksel azlığın, odak grup görüşmelerinde de cinsiyet temsilinde dengesiz bir duruma neden olduğu ve gruplara katılan kadın kullanıcıların çoğunlukla suskun kalmayı tercih ettikleri belirtiliyor. Araştırmada, “Bu bulgu, Türkiye’de internet kafelerin de tıpkı diğer kamusal mekanlar gibi erkek egemen alanlar olduğunu göstermektedir” tespitine yer veriliyor.


Oyun konsolu ile telefon konuşması mümkün

Oyun konsolu ile telefon konuşması mümkün

Japon teknoloji devi Sony, portatif oyun konsolu PSP ile Skype yazılımı bağlantısı sayesinde telefon konuşması yapılabileceğini açıkladı.
Sony’den yapılan açıklamada, PSP kullanıcılarının bu ay sonunda güncellenecek basit bir yazılımla Skype yazılımını oyun konsollarına yükleyerek, kullanabilecekleri belirtildi.

PSP sistem yazılımı güncellendikten sonra, ana menüdeki şebeke kategorisine bir Skype ikonu ekleneceği ifade edilen açıklamada, bir Skype kullanıcı ismi olmayan PSP sahiplerinin ikonu tıklayarak ve sırasıyla talimatları yerine getirerek, kayıt yaptırabilecekleri kaydedildi.

PSP kullanıcılarının Skype’ın SkypeOut da dahil tüm özelliklerinden yararlanabilecekleri belirtilirken, görüntülü konuşma olanağı sağlayan opsiyonel video kamera seçeneğini kullanıp kullanılmayacağı açıklanmadı.


Apple’dan süper ince dizüstü MacBook Air

Apple’dan süper ince dizüstü MacBook Air

Apple firması, geleneksel yıllık kullanıcılar konferansında, yeni ürünü olan “süper ince dizüstü bilgisayarı” tanıttı.
Firma başkanı Steve Jobs, “MacBook Air” adlı ürünün 0,8 inçten (yaklaşık 2 santimetre) daha ince olacağını ve fiyatının 1799 dolardan başlayacağını belirtti.

Firma bu ürünle, kişisel bilgisayar pazarında önemli bir pay kapmayı amaçlıyor.

Steve Jobs, Apple’ın internet üzerinden film kiralama hizmetini de başlatacağını açıkladı.

ÖZELLİKLERİ
* En kalın kısmı 1.9 santimetre. 1.3kg ağırlığında.
* 1.6 GHz (4MB L2) 80 GB sabit diskli modeli 1799 dolar
* 1.8 GHz ve 64 GB SSD diskli modeli ise 3098 dolar
* İşlemciler Core2Duo (Apple’a özel)
* 2GB 667 MHz DDR2 SDRAM
* Ürün 13.3 geniş (wide) ekran. LED aydınlatmalı. 1280×800
* Tam geniş klavye
* Çoklu parmak hareketlerini algılayan gelişmiş trackpad’li
* 1xUSB, 1xMicroDVI, kulaklık çıkışı
* Ethernet portu ve optik sürücü bulunmuyor. Ancak isteyene USB optik sürücüyü 99 dolara sunuluyor. Aksesuar listesinde USB ethernet de yer alıyor.
* Bluetooth 2.1 EDR + 802.11n kablosuz ağ desteği
* Remote Disk: Ürüne yazılım kurulumları bir başka PC veya Mac üzerinden kablosuz ağ ile gerçekleştirilebiliyor
* 5 saat pil ömrü
* Çevreci özellikleri: Alüminyum gövde, civa ve arsenik içermeyen LCD cam


Microsoft: Türkiye’yi çok başarılı buluyoruz

Microsoft: Türkiye’yi çok başarılı buluyoruz

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye’de, çok başarılı ve kendilerini ümitlendiren gelişmelerin olduğunu gördüklerini kaydetti.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Microsoft Dynamics Zirvesinde yaptığı konuşmada, artık herkesin, makineye yatırım yapmak yerine, bilgiye, bilgi teknolojilerine ve rekabet avantajına yakınlık düşüncesine yatırım yapma fikrine sahip olmaya başladığını ifade etti.

Arkan, bugün hiçbir ülke ya da şirketin içine kapanık, kendi ekonomisi içinde rekabet ederek bir yere gelemeyeceğinin farkında olduğunu belirterek, Türkiye’nin ABD’deki, Avrupa’daki her türlü siyasi, ekonomik veya toplumsal gelişmeden etkilendiğini kaydetti.

Arkan, Türkiye’nin önümüzdeki 5 yıl içerisinde yaklaşık her yıl 20 milyar dolar doğrudan yabancı veya uluslararası sermaye çekeceği öngörüsü dikkate alındığında, Türk firmalarının, Türk pazarının herkesle birlikte rekabet edeceğinin ortada olduğunu söyledi.

Rekabet açısından bakıldığında artık sadece uluslararası rekabetten söz edilemeyeceğini, çok farklı sektörlerden farklı uzmanlık alanlarından gelen rekabetin söz konusu olduğunu dile getiren Arkan, pazara bakıldığında müşteri beklentilerinin eskiden kaliteli veya ucuz ürün olması yönündeyken, şimdi rekabet ve sürdürülebilir büyüme için hem kaliteli, hem ucuz, hem esnek olan ürün sunmak gerektiğini kaydetti.

Arkan, kurumsal bilgi yönetimi ve kurumsal kaynak yönetiminin önemine de değinerek, şirket içerisinde bilgi çalışanının önüne kurumsal bilgi götürülmediği takdirde işin etkin yönetiminin söz konusu olmayacağını dile getirdi.

Microsoft’un ve Microsoft Türkiye’nin iş ortaklarıyla çalıştığını ifade eden Arkan, “Bizim durduğumuz noktada Türkiye’de çok iyi, çok başarılı ve bizi hakikaten ümitlendiren gelişmelerin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Arkan, Orta Doğu, Rusya ve yakın çevrelerde uygulamalar yapıp buradaki merkezlerinde topladıklarını belirterek, yıl sonu 100 milyar dolarlık ihracat hedefinde Eylül ayı sonu itibarıyla yakalandığını, bu ihracatı mümkün kılan bir fotoğrafın arkasında olmanın kendilerine gurur verdiğini söyledi.